Tülay, alevler çıkan gözlerini üzerimden an olsun çekmezken iyice yerime sindim. Belki de saati almaya gelen müşteri oydu. O olsa bile Savaş otobüste gördüğü müşterisini nasıl tanımazdı? Beni bu konuda uyarmalıydı! “Hanımefendi?” Bana öylece bakmaya devam ettiği için seslenme gereksiniminde bulunmuştum. Çantasını kaldırıp önümdeki masaya sertçe vurduktan sonra iğnelercesine konuştu. “Hanımefendi? Çıkartamadın herhalde beni?” Sertçe yutkunarak suratımdaki ifadeyi sabit tuttum. Ona boş bakışlarla bakmaya devam ediyorken bir yandan da ıslak bir soluk çekiyordum. “Hayır, ah… Başkasıyla karıştırdınız herhalde, üzgünüm…” Dedim suratımı ekşiterek. Gözleri kısıldı “hiç de öyle yaptığımı sanmıyorum.” Kollarını göğsünün altında bağlayıp bir adım geri çekildiğinde çantası masanın üzerinde ka

