Ellerim kulaklarımda çığlık atarken üç el daha silah sesi duymamla karnımda ki sancılar şiddetlenmeye başladı. Kimseye bir şey olmaması için dualar ederken silah seslerinin kesilmesiyle, "Ona iyi bak." diyen Yiğit'in sesi değdi kulaklarıma. Ardından güçlü kollar bedenimi sardığında içimi ısıtan ıslak mavileriyle karşılaştım. "Ne oldu?" dedim korkuyla titrek ellerimi yüzüne götürdüm. Yüzümü Yiğit'te çevireceğim sırada, "Bakma." diyerek yüzümü göğsüne gömdü. Hıçkırıklarla ağlarken, "Nerede kaldın be adam!" diyerek göğsüne vurdum. "Özür dilerim." demesiyle sımsıkı sarıldım. Hem ağlıyor hem sarılıyorduk ki yanaklarıma değen ıslaklıkla bakışlarımı omzuna çevirdim. "Vurulmuşsun." dedim titreyen sesimle. "Hadi Poyraz, hastaneye gitmemiz lazım." dedi Rahşan elini sırtıma koymuş sıvazlarken.

