Odaya çıkmamla rahat bir nefes aldım. Yemek resmen bana işkence olmuştu. Midem almıyordu, rahatsızdım. Bir de babaannenin bakışları altında bu daha da işkenceye dönüştü. Bir iki soru sormuştu ama yine de bir şeyler vardı. Yani sormak isteyipte sormadığı başka soruları da olduğuna emindim. Yoksa sürekli bakıp bakıp durmazdı. Arkamdan Zamir de odaya girip açtığım kapıyı geriye sertçe kapatırken "Şu kapıyı açık bırakma." diyerek sinirlendi. "Sen geliyorsun diye açık bıraktım." dedim. Açıklama yapmak istemezdim ama yine de cevap verip altta kalmadım. "Ben geldiğim zaman kapıyı açarım. Sen bir daha kapıyı açık tutma." dedi. Bu katta giyinme odası ve bizim odamızdan başka oda yoktu. Kimse yoktu ki. Gelen de sanki bizim odamızda ne görecekti. Bir yataktan başka bir şeyimiz yoktu. "Hmm." d