Mavi Yılmaz Afran’ın benim için verdiği tavizlerin yanında yaptığım hiçbir şeydi aslında. Eğer ilişkimiz için gerekiyorsa, yapacaktım. Anlatacaktım. Ne kadar zor olursa olsun… Afran’ın odadan çıkıp doktorun girmesi arasındaki on dakika bana saatler gibi gelmişti. Şimdi cam kenarına konmuş tekli koltuklarda karşılıklı oturuyorduk. Yaka kartında “Hidayet” yazıyordu. Derler ya, tanımadığın birine içini açmak daha kolaydır… Bana göre koca bir yalandı. İster tanı, ister tanıma: anlatmak dünyanın sonu gibiydi. Kelimeler dilimin ucuna bile gelmiyorken, ben bu adama ne anlatacaktım? “Evet Mavi, nereden başlamak istersin?” dedi. Ardından sanki resmiyetten rahatsız olmuş gibi ekledi: “Sizli bizli konuşmak istemem. Senin için de uygunsa.” “Yok, sorun değil.” dedim kısa bir tebessümle. “O hâlde

