Yolda olan bakışlarım eşliğinde de hâlen daha düşünüyordum. Evet bir korunma yöntemi belirlememiştik, hep ertelemiştik. Hep bir şey, bir şey... Hiç düşünmemiştim bu lafı ben etmiştim bir korunma yöntemimiz yok diye ben dile getirmiştim. Niye ertelemiştim o zaman. Niye bir doktorla görüşmemiştik. Yanaklarımı sıkıntıyla şişirip elimi radyoyu attım kafamda ki düşünceleri silmeliydim. Olmuş bitmiş bir şeydi. Hiç bir şekilde geri dönülmeyeceğine göre kendimi kasmama gerek yoktu. Kafamı boşaltmak için radyoda çalan müziğe kendimi bıraktım. Bu aralar popüler olan Firuze çalıyordu. Kıskanır rengini baharda yeşiller Sevda büyüsü gibisin sen Firuze Sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu Üzüm buğusu gibisin sen Firuze Ormanlık alandan otoban yolundan geçtiğimiz de İstanbul'a giriş yapmışt