54*

1520 Kelimeler

Mavi Yılmaz Kollarımı önüme bağlamış, ayağımı öfkeli öfkeli yere vururken avludaki su fıskiyesinin önünde dikilmiş ahaliyi bekliyordum. Ben zaten hazırdım, bunlar da sabah hazır gibilerdi. Bir saattir ne yapıyorlardı Allah aşkına! Bir insan bu kadar bekletilir mi canım! Afran çoktan işe gitmiş, adamlar ise siyah minibüsü hazırlamıştı. Bir tek bey ve hanımefendileri beklemek kalmıştı ama bu çok sinir bozucuydu. Sıkıntıyla oflarken ilk inen Ezo oldu. Gülümseyerek yanıma ulaştı. “Kusura bakma, Arya’nın kıyafet seçmesini bekledim iki saat! Cihan da gelecekmiş çarşıya, onun için süsleniyor,” dediğinde yalandan gülümsedim. Sabahki üstü zaten güzeldi. Ne gerek vardı? “Sana soracağım Kumru’dan haberin var mı?” dedim, söylediklerini geçiştirip. Yapacak bir şey yoktu; beklemiştik artık, konuyu u

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE